ATATÜRK'ÜN İDEALİNDEKİ GENÇLİK;

İlerici olmalı ve ilerlemede sınır tanımamalıdır.

Yüksek Türk! Senin için yüksekliğin hududu yoktur. İşte parola budur. Asla şüphem yoktur ki, Türklüğün unutulmuş büyük medeni özelliği ve büyük medeni kabiliyeti bundan sonraki gelişmesi ile geleceğin yüksek medeniyet ufkunda yeni bir güneş gibi doğacaktır.

Çağdaş medeniyetler seviyesine ulaşmak için çalışmalıdır.

Türk Milleti'nin istidadi ve kesin kararı medeniyet yolunda, durmadan, yılmadan ilerlemektir. Medeniyet öyle kuvvetli bir ışıktır ki, ona bigane olanları yakar, mahveder.

Millete güven vermelidir.

Bizim halkımız çok temiz kalpli, çok asil ruhlu, ilerlemeye çok kabiliyetli bir halktır. Bu halk eğer bir defa karşısındakilerin samimiyetle kendilerine hizmet ettiğine inanırsa her türlü hareketi hemen kabule hazırdır. Bunun için gençlerin her şeyden önce millete güven vermeleri lâzımdır.

Milli terbiyeye sahip olmalıdır.

Efendiler, şunu anlatmak istiyorum, ilk esin ana-baba kucağından sonra okuldaki öğretmenin dilinden, vicdanından, terbiyesinden alınır. Bu esinin gelişme kaynağı olması, kişiye millet ve ülkeye hizmet edebilme gücünü ve yeteneğini verebilmesi için millete ve ülkeye büyük, derin ilgi yaratan fikirler, duygularla her an güçlendirilmesi gerekir.

Bağımsızlığından ödün vermemelidir.

Her ilerlemenin ve kurtuluşun anası özgürlüktür. Ne kadar zengin ve refaha kavuşturulmuş olursa olsun, bağımsızlıktan mahrum bir millet, medeni insanlık karşısında uşak olmak mevkisinden yüksek bir muameleye lâyık olamaz.

Gerçek bir Türk milliyetçisi olmalıdır.

Türk genci kendi öz benliğini kaybetmeden, kendi kimliğini, kültürünü unutmadan yeniliklere adapte olabilmeli, onları kendi milli kültürü içinde sindirebilmelidir.

Milli kültüre önem vermelidir.

Başarıya ulaşmak ve başarıları kuvvetle, emniyetle yürütebilmek için güçlü bir karaktere sahip olmak gerekir.

Atatürk'ü iyi anlamış olmalıdır.

Bir gün ulusu, sizin gibi beni anlamış gençliğe bırakacağımdan çok memnun ve mesudum. Beni görmek demek, mutlaka yüzümü görmek demek değildir. Benim fikirlerimi, benim duygularımı anlıyorsanız ve hissediyorsanız, bu kâfidir.

Atatürk'ün yolunda ilerlemeli ve onun bıraktığı görevi tamamlamalıdır.

Benim Türk Milleti'ne, Türk Cumhuriyeti'ne ve Türklüğün istikbaline ait görevlerim bitmemiştir. Sizler, onları tamamlayacaksınız. Siz de sizden sonrakilere benim sözümü tekrar ediniz.

Ecdadını örnek almalıdır.

Türk çocuğu ecdadını tanıdıkça daha büyük işler yapmak için kendinde kuvvet bulacaktır. Büyük devletler kuran ecdadımız, büyük ve şümullü medeniyetlere de sahip olmuştur. Bunu aramak, tetkik etmek, Türklüğe ve cihana bildirmek bizler için bir borçtur.

Demokrasiye inanmalıdır.

Kapıda duran nöbetçi bile benden korkmaz. İsterseniz kendisine sorunuz. Korku üzerine egemenlik kurulamaz. Toplara dayanan egemenlik ayakta kalamaz. Böyle bir egemenlik, hatta diktatörlük ancak ihtilal olduğunda, geçici bir süre için gerekir. Ülkemize bakınız, sükûnet içindedir. Hep güven ve esenlikten yanayız. Kendi topraklarımız dışında bir metrekare toprakta gözümüz yoktur. Çünkü topraklarımız geniştir ve üzerinde yaşayanlar için dar değildir. Tüm devletlerle güvenlik anlaşmaları yaptık. Ancak yeni saldırılara uğramamak için orduyu bulunduruyoruz.

İstikrarlı, kararlı ve azimli olmalıdır.

Türk Milleti'nin istidadi ve kesin kararı medeniyet yolunda, durmadan, yılmadan ilerlemektir. Zafer "Zafer benimdir" diyebilenin, muvaffakiyet, "Muvaffak olacağım" diye başlayanın ve "Muvaffak oldum" diyebilenindir.

Sorumluluk sahibi olmalı, hizmete talip olmalıdır.

Mesuliyet yükü her şeyden, ölümden de ağırdır. Türk Milleti, her ne pahasına olursa olsun hizmeti ilke edinmiştir ve bu uğurda hiçbir fedakarlıktan kaçınmaz.

Cesur olmalıdır.

Gençler için vatanî işlerde ölmek söz konusu olabilir. Ama korkmak asla! Büyük kararlar vermek kâfi değildir. Bu kararları cesaret ve kesinlikle tatbik etmek lâzımdır.

Zorluklardan yılmamalıdır.

Teşebbüslerin başarılı olması için çetin şartlara göğüs germek gereklidir. Ben hayatımın hiçbir anında karamsarlık nedir, tanımadım. Tatbik eden, icra eden, karar verenden daima daha kuvvetlidir. Lüzûmuna kani olduğumuz bir işi derhal yapmalıyız.

Çalışkan ve disiplinli olmalıdır.

Fikir hazırlıkları, seferberlikte asker toplamak için davul zurna ile temin edilemez. Fikir hazırlıklarında tevazuyla çalışmak, kendini silmek, karşısındakine samimi bir kanaat ilham etmek lâzımdır.

Dürüst olmalıdır.

Hâkikati konuşmaktan korkmayınız. Meseleleri hadiselere göre değil, aslında olduğu gibi ele almak lâzımdır. Bir şeyi vicdanen iyi yaptığımıza, sözlerimizin iyi olduğuna inanıyorsak, onu olduğu gibi açık, tereddüt ve belirsizlikten arınmış olarak anlatmayı amaçlamalıyız.

Adaletli olmalıdır.

Efendiler! Hükûmet memlekette yasayı hakim kılmak ve adaleti dağıtmakla yükümlüdür. Bu açıdan adalet işi çok önemlidir. Adliye siyasetimizde izlenecek yol, adaleti, halkı yormadan, süratle, uygun ve emniyetli bir şekilde dağıtmalıdır.

Vicdan ve fikir hürriyetinden yana olmalıdır.

Her fert istediğini düşünmek, istediğine inanmak, kendine mahsus siyasi bir fikre malik olmak, seçtiği bir dinin icaplarını yapmak veya yapmamak hak ve hürriyetine maliktir. Kimsenin fikrine ve vicdanına hâkim olunamaz. Vicdan hürriyeti, mutlak ve taarruz edilemez, ferdin tabii haklarının en mühimlerinden tanınmalıdır.

Akılcı hareket etmelidir.

Akıl ve mantığın çözümleyemeyeceği mesele yoktur. Fikirler, cebir ve şiddetle, top ve tüfekle asla öldürülemez.

İleri görüşlü ve tedbirli olmalıdır.

Felaket başa gelmeden evvel önleyici ve koruyucu tedbirleri düşünmek lazımdır. Geldikten sonra dövünmenin faydası yoktur.

Aile kurumuna önem vermelidir.

Medeniyetten söz ederken şunu da kesinlikle belirtmeliyim ki, medeniyetin esası, gelişme ve kuvvetin temeli aile düzenindedir. Bu yasamda aksaklık, ulusça ekonomik ve siyasal yaşayışta da başarısızlığın nedenidir. Aileyi kuran kadın-erkeğin, bu işe yararlı hakları ve bilgileri edinmiş olmaları, bu ödeve istekli ve yetenekli olmaları gerektir.

Gelişen bilim ve teknolojinin izleyicisi ve uygulayıcısı olmalıdır.

Milletimizin siyasi, sosyal hayatında, milletimizin fikri terbiyesinde de rehberimiz ilim ve fen olacaktır.

Türk ordusunu göz bebeği gibi korumalıdır.

Türk ordusunun bir parçası es değerini kesinlikle yener. İki katini durdurur ve kıpırdayamaz hale getirir. Şimdilik bundan fazlasını istemiyorum. Çünkü fazlasını milletimizin yaradılıştan sahip olduğu cengâverlik zaten sağlamaktadır. Ancak, bu değeri ne yapıp yapıp korumamız gerekir. Bunu tüm arkadaşlarımdan özellikle istiyorum. Bu değer saklı kaldıkça örgütümüzü, talim ve terbiyemizi, yönetim ve güdümümüzü bu hedef ve amaç yönünde yürüttükçe, Türkiye her türlü saldırıdan uzak kalacaktır, bundan kimsenin kuşkusu olamaz.

Güzel ahlâklı olmalı, manevî değerlere sahip çıkmalıdır.

Her şeyden önce manevîyat, kalp ve vicdan gücü yüksek tutulmalıdır.

Hoşgörülü olmalıdır.

Samimi ve meşru olmak şartıyla her fikre hürmet ederiz. Her kanaat bizce muhteremdir.

Eğitime önem vermelidir.

En mühim ve feyizli vazifelerimiz milli eğitim işleridir. Milli eğitim işlerinde mutlaka muzaffer olmak lâzımdır. Bir milletin hakikî kurtuluşu ancak bu suretle olur.

Sanata önem vermelidir.

Sanatsız kalan bir milletin hayat damarlarından biri kopmuş demektir. Efendiler siz hayatınızda mebus olabilirsiniz, bakan olabilirsiniz, hatta cumhurbaşkanı olabilirsiniz. Fakat hiçbir zaman sanatkâr olamazsınız.

Spora önem vermelidir.

Efendiler, cihanda spor yaşamı, spor âlemi çok önemlidir. Ben size ulus bakımından, ülke evlatları yönünden sporculuğun benim gözümde ne kadar önemli olduğunu anlatmak için şunu diyebilirim. Kutsal vatanı, Türk Milleti'nin yüksek onurunu ve çıkarlarını savunan ordudur. Bundan daha önemli, bundan daha yüce bir dayanak noktası düşünülebilir mi? Özellikle bugünkü Cumhuriyet Ordusu'ndan söz edilirken bundan daha yüce bir kuvvet tasarlanabilir mi? İşte bu değerli, bu yüksek, bu yüce kuvvetin önünde size seslenerek diyorum ki, tüm millet ve tüm ülke evlatlarını sporcu yapmak için harcanan gayretin önemi ve kutsallığı aynı derecede değerli ve önemlidir.